Caddede insan kalmamıştı. Yağmur hızla yağıyor, çalan bir şarkının melodilerini anımsatır gibi hızla yere çarpıyordu. Yolun düzgün olmayışı bazı yerlerde küçük gölcükler oluşturmuştu. Zaman zaman geçen arabaların tekerlekleri bu gölcüklerde oluşan suları biranda boşaltıyordu. Yağmurun şiddeti aralıklarla devam ederken, onun geleceğini düşünmek gibi bir kaygısı yoktu; kaldırımlar üzerinde ıslanmış olsa da kendini yolun kayganlığına bırakmıştı. Kaygıyla yol alan gemi gibi sallana sallana yavaş yavaş yürüyordu. "Zaten her şeyi zamana ve zaman içindeki o belirsizlikte yok olan akışına bırakmıştı."
Bay x ne yöne hangi tarafa gideceğini düşünmeksizin sırılsıklam olmuş halde derin düşüncelere daldı. "Acaba yeryüzünde kaç tane yalancı ve kaç tane dürüst gibi görünen sahtekar var"?. ... Saymakla bitmez diye geçirdi içinden, "yağmurun yağışı bile sahte"! birkaç saat sonra etraf günlük güneşlik olacaktı, işte ! sahtekarlar da
bunun gibi bu aralıksız yağan yağmur gibi insana hiç bir şey vermiyor. Her şey sahte ! yalancı ! bir sürü saçmalık bunlar !!!! ...ROMAN "EPİZOTLARI 27 EKİM 2014
Hiç yorum yok:
Yorum Gönder